|
|
Tiroid
hastalıkları
konusunda
akademik
bilgileri
anlaşılır
bir dille
anlatan bu
sitenin
bilimsel
konularda
çalışma
yapmasını
teşvik eden
ve öncülük
yapan
Prof.Dr.Cumali
Aktolun'a
teşekkürlerimizle.
TİROİD NODÜLÜ
|
Nodül Nedir?
|
Nodül, tiroid bezesindeki 'kitle'dir. Tiroid bezesindeki sınırları belli oluşumlara
(kitlelere) nodül denir. Nodül mevcut olan guatra, nodüllü guatr denir. Tıbbi teşhis
yaklaşımı açısından tiroid'deki nodülün memedeki, akciğerdeki veya vücudun başka
bir yerindeki kitleden hiç bir farkı yoktur. Örneğin, memede, mamografi ile saptanan
kitlelerin sadece %25'i kanserdir; %75'i kanser olmayan kitlelerdir. Tiroid için
de benzeri bir durum söz konusudur; tiroit nodüllerinin %5'i kanserdir; tiroit'teki
soğuk nodüllerin ise yaklaşık % 25'i kanserdir. Tıbben vücutta bir kitle saptandığında
bu kitlenin kanser olmadığını ortaya çıkarana kadar gerekli tıbbi işlemler yapılmadan
bu kitlenin 'masum' yani
|
|
'iyi huylu' olduğu tahmininde bulunmak bilimsel bir yaklaşım
olmaktan uzak olduğu gibi hastanın lehine bir yaklaşım tarzı da değildir. Tiroid
nodülleri sanıldığından çok yaygındır; Batı ülkelerinde erişkin toplumun yaklaşık
%40-50’sinde nodül olduğu bilinmektedir.
|
Tiroid Nodülü Nasıl Saptanır?
|
Tiroid nodülü; en sıklıkla tesadüfen saptanır. Başka amaçla yapılan boğaz-boyun
bölgesi ultrasonografisinde (örneğin boyundaki şahdamarlarının dopler ultrasonuyla
incelenmesi sırasında) tesadüfen tiroid’de nodül saptanması en sık karşılaşılan
“nodülle tanışma” şeklidir. “Nodülle tanışma”nın ikinci şekli, yıllık muayene (çekap)
sırasında, doktorun, hastanın boynunu muayene etmesi sırasında olur. “Nodülle tanışma”nın
üçüncü şekli ise; hastaya başka bir nedenle yapılan akciğer filmi, akciğer tomografisi
veya akciğer MR’ı sırasında ndoül saptanması ile hasta nodülle tanışmış olur. Daha
nadiren, hasta veya yakınları hastanın
|
|
|
boyununda bir şişlik fark ederek doktora gitmesini önerir ve doktor muayenesi sırasında
nodül saptanır.
|
Nodüllerin Çeşitleri
Nodülün ultrasonografideki görüntüsüne göre nodüller 3’e ayrılır:
• Katı İçerikli Nodül (solid)
• Yarı Katı İçerikli Nodül (semi-solid)
• Sıvı İçerikli Nodül (kistik) olmasına göre üçe yarılır.
Nodülün sintigrafideki görüntüsüne göre nodüller 3’e ayrılır:
•Sıcak Nodüller (hiperaktif)
• Ilık Nodüller (normoaktif)
• Soğuk Nodüller (hipoaktif)
Nodüllerin sınırları çoğunlukla net olarak sağlam tiroid dokusundan ayrılabilir;
ancak bazı nodüllerin sınırlarını ayırt etmek güç olabilir. Nodül her zaman elle
muayene ile ve dışarıdan farkedilemeyebilir. Ancak, zayıf hastalarda, tecrübeli
bir hekim, 1 cm’den daha küçük nodülleri bile tespit edebilir. Zehirli guatr ve
Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditi'nde) ultrasonografik incelemede “yalancı
nodüller” (psöydonodülller) görülebilir. Bu yalancı nodüller tedavi ile kısmen düzelebilir.
Tiroit Nodüllerine Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?
Tiroid bezesindeki nodül her zaman dışarıdan gözle veya elle fark edilmeyebilir.Bu
konuda toplumda ciddi bir yanlış anlama vardır: nodül'den bahsedildiğinde insanların
ilk tepkisi 'Benim boğazımda şişlik yok, o nedenle bende nodül yoktur' şeklinde
oluyor. Nodüllerin çoğunluğu hasta tarafından fark edilmez.Çok nadiren bazı hastalarda
nodül büyükçe olur ve dışarıdan bir fındık, ceviz veya mandalina boyutunda gözle
dahi görülebilir.
Tiroid Nodülünün Mevcut Olup Olmadığının Ortaya Çıkarılması
Elle muayene nodül mevcut olup olmadığını her zaman ortaya koymaz. Ancak, elle muayene,
tiroid bezesi çevresinde lenf düğümlerinin değerlendirilmesi açısından çok önemli
bir yöntemdir. Tiroid bezesinde nodül mevcut olup olmadığının en kesin kararı ultrasonografi
ile verilir. Bu amaçla doğru cihaz, doğru teknik kullanılmalıdır. Tiroid bezesinde
nodül olup olmadığı konusunda sintigrafi, ultrasonografi kadar etkin değildir. özellikle
ılık (normoaktif) nodüllerde, nodül olup olmadığını gösterme açısından, tiroid sintigrafisi
yeterli kesinliğe sahip değildir. Ancak, sıcak nodül ve soğuk nodül mevcudiyetini
sintigrafi ile etkili şekilde ortaya koymak mümkündür. Sintigrafi nodülün fonksiyonunu
değerlendirmek için etkili tek yöntemdir.
Tiroit Nodülünün Boyutu ve İçeriğinin İncelenmesi
Nodüllü guatr hastalığının tanı aşamasında, tiroit'deki nodülün boyutunun
ve içeriğinin (katı içerik, kanama ve kist, kireç oturması) incelenmesi nodül hakkında
sahip olunması gereken hayati ayrıntılardır. Bu amaçla en etkili yöntem doğru ve
eksiksiz yapılmış tiroit ultrasonografi'sidir. Bu amaçla dopler ve sintigrafi kullanılmaz;
elle muayene sadece tahmini bilgi verir. Ultrasonografide katı içerikli olarak rapor
edilen nodüller hücreden zengin olduğundan kanser yönünden dikkatle incelenmelidir.
Nodülün Boyutu Önemli Mi?
Eskiden sanıldığı ve hatta bazı hekimlerce hala kabul edildiğinin aksine,
nodül boyutu kanser ile tam ve direk bir ilişkiye sahip değildir. Eskiden 2 cm’in
altındaki nodüllere önem verilmez, tedavi uygulanmazdı, çünkü “kanser riski yok”
diye düşünülürdü. Acı tecrübeler ve bir çok bilimsel araştırma göstermiştir ki 1
cm’in altındaki küçük nodüllerde de kanser çıkma riski büyük nodüllerden daha az
değildir. O nedenle 'Nodül henüz küçük kanser olma ihtimali düşük, ileri teknikler
kullanılmasına gerek yok' tarzı yaklaşımlar bilimsel değildir.
Tiroit Nodülünün Fonksiyonu
Nodülün fonksiyonu seçilecek tedavi yöntemine karar verme ve kanser riskini
tahmin etmede çok önemlidir. Hatta tedavinin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğine
dair hayati ipuçları bile verir. Her nodülde kanser çıkma ihtimali vardır, ancak
soğuk nodülde kanser ihtimali daha yüksektir.
Nodülün fonksiyonu en kesin olarak sintigrafi ile değerlendirilir. Nodül fonksiyon
değerlendirilmesinde ultrasonografi veya doplerin yeri yoktur. Fonksiyon açısından
nodüller dörde ayrılır:
• soğuk nodüller
• sıcak nodüller
• ılık nodüller
• sıcak otonom nodüller
Nodüller Tiroid Hormonunu Bozar mı ?
Tiroid bezesinde nodül olması her zaman tiroid hormon bozukluğuna neden
olmaz. Ancak, sıcak nodlülerde, özellikle de otonom sıcak nodüllerde zehirli guatr
yani tiroid hormon yükseliği (hipertiroidizm) çok sıktır. Bu durumda çok çalışan
nodül aşırı hormon üretir.
Tiroid hormon yetmezliği, yani hipotiroidizm uzun süre tedavi edilmezse devamlı
yüksek kalan TSH isimli hormonun etkisiyle tiroid bezesinde nodül gelişimi görülebilir.
Aynı şekilde zehirli guatrın (hipertiroidizm) kalıcı tedavisi uzun süre yapılmazsa,
tiroid karşıtı ilaçlar (örn. propycil, thyrimazol) uzun süre kullanılırsa da tiroid
bezesinde nodül gelişimi görülebilir.
Soğuk nodüller genellikle tiroid hormon düzeyini bozmaz. Tiroid nodülünün hormon
düzeyine etkisini araştırmak için FT3,Ft4 ve TSH isimli hormonların kanda ölçülmesi
gerekir.
Nodüllerin Tedaviye Verdiği cevabın ve tedavi Sonrasındaki Durumunun Takibi
Nodüllerin takibi için ultrasonografi kullanılmaktadır; bu amaçla Doppler
tetkiki ve sintigrafi kullanılmamalıdır. Nodül tedavisinde kullanılan ilaçların
etkisi, kan alınıp hormnon düzeyleri ölçülerek yapılmalıdır.Tedavi edilmeyen nodüller
büyüyebilir ve sayısı da artabilir.
SOĞUK NODÜLLER
|
Sintigrafi çekimi sırasında enjekte edilen ilacı tutmayan nodüle “soğuk nodül” denir.
Soğuk nodüller, bazen basit kist şeklinde sıvı içerikli olabileceği gibi tamamen
katı içerikli (içi hücre dolu) olanları da vardır. Katı içerikli soğuk nodüller
en ciddi ameliyat ihtiyacı olan ndoül çeşididir. Zira bu nodüllere sahip hastaların
yaklaşık %25'inde kanser çıkabilmektedir. Tamamen sıvı içerikli soğuk nodüllerde
kanser çıkma olasılığı sıfıra yakındır. Soğuk nodül hastada hiç bir şikayet oluşturmayabilir.
|
|
SICAK NODÜLLER
|
Sintigrafi çekiminde kullanılan ilacı en çok tutan ve sınırları net olarak ayrılan
alan , sıcak nodül olarak tarif edilir. Sıcak nodül, hastada genellikle şikayet
oluşturarak kendini belli eder. Sıcak nodül genellikle zehirli guatrla birliktedir.
Ultrasonografi veya Dopler ile nodülün sıcak mı yoksa soğuk mu olduğuna karar verilemez.
|
OTONOM SICAK NODÜLLER
|
Sintigrafi sırasında kullanılan ilacı tümüyle tutan, tiroid bezesinin geriye kalan
kısmında ilacın hiç tutulmadığı durumdaki sıcak nodüle “otonom sıcak nodül” denir.
Bu durumda, tiroid bezesinin nodül dışında geriye kalan bölümleri sintigrafi ile
değerlendirelemez. Bu tür nodüller hastalarda çok sıkıntı veren şikayetlere neden
olurlar ve genellikle zehirli guatrla (hipertiroidizmle) birliktedir. Örneğin; çarpıntı,
aşırı terleme, aşırı sinirlilik bunlardan bazılarıdır. Her zaman zehirli guatra
neden olmaz.
|
|
ILIK NODÜL
Sintigrafi sırasında kullanılan ilacı, tiroid bezesinin geriye kalan bölümleri ile
aynı derecede tutan nodüllere ılık nodül denilir. Sintigrafide en çok “atlanan”
nodül çeşidi olup bu nodülü ancak ultrasonografide elde edilen bulgularla karşılaştırarak
ve tecrübeli hekimler ayırt edebilir. Bu nodül, hastalarda daha az şikayet oluşturur.
Geri
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|